6 Mayıs 2026 Çarşamba

Şimdi Değilse Ne Zaman? Bir Sabır ve Etik Muhasebesi


Türkiye'de Sakura Ağaçları

Şimdi değilse ne zaman? Bu soruyu bu ara çok sık kendime soruyorum. Aceleci, sabırsız ve hatta beklemekten nefret eden bir karaktere sahipken; olabildiğince bekletildim ve hızlı düşünüp herşeyi her detayı değerlendirip öyle hareket eden birisi oldum. Zaman mı beni böyle yaptı; insanlar mı? Bilemiyorum. Soruların ardındaki cevaplar için dahi sabrımı korumalıydım. Astroloji ile ilgilenenler varsa yorumlarını elbette beklerim ama Aslan burcu ve Oğlak Aslan etkili birisi olarak son beş senedir olduğum yerde saymaktan, yorulmaktan yıpranmaktan ve hatta kabus görmekten başka birşey yapamadım. Şimdi değilse ne zaman diyerek attığım her adım bana geri dönmekle kalmadı; temeli sağlam olmayan her detayı kül etti. Yeni yeniden kalkıp başlamak zorunluluğu ile yüzleştirdi. Çok düşünmek iyi değil derler ama çok düşüncenin ağırlığı omuzlara bindiğinde sırt kaslarınız ve boyun, çene  kaslarınız olmak üzere gerilirmiş, öğrendim. Diş sıkma brukizm yaşayanlar var mı bilmiyorum ama bu ara önerilen botoks ki bu beni oldukça korkutan bir uygulama ek olarak da masraflı öneriliyor. Gece plağı kullanımı da bir yere kadar, çünkü o sıkma döngüsü istemsizce stres altında gerçekleşiyor. Gitmiyor...
Haftasonu ALES sınavı var. Aslında yayınlamak istediğim başka notlarım, yazılarım vardı ama bu hafta içimi döktüğüm bir yazı ile güzel dileklerinizi almak istedim. Yüksek lisans sonrası inanılmaz kapılar önümde açılacağını sanma saflığım bir kenara bu süreçte yaşadıklarımla biraz daha yaşlandığımı hissettim sanki. Doktora için bu sınava girip puanımı yükseltmek evet amacım olsa da içi boş geliyor. Anlamsız... İçimdeki o istek söndü belki de. Yurtdışına gidebilmek için de fazla yorgun. Her insanın yaşam yolculuğu hikayenin aşamaları gibi gelişmez ama son zamanlarda gelişme kısmının ilk sayfalarında yaşam hikayem kalmış gibi hissetmeyi de sevmedim. 
Hayal kurma yetim azaldı belki de. Aklımda Kemalettin Tuğcu'nun kitabından kalan alıntı;"Hayat kafama vur vura öğretti..." Öğretti öğretmesine de böyle öğretmemişti sanki. 

Anne ve babam üniversite mezunu, saygılı ve başarılı bireylerin hem kendisine faydalı hem de topluma faydalı olacağı konusunda sıkı bir şekilde eğittiler. Saygılı, sorun çıkaran değil; sorun çözen olmak konusunda. Bu da başka bir yükümlülükmüş... Ardıma baktığımda daima üzülen ben oldum; nerde sorun çıkaran bir tanıdığım varsa geldikleri nokta hakkında sayfalar yazılabilecek şekilde. Bir yerde dengesizliği en derinden yaşarken bir yerde de hala daha iyi insan olarak kalmaya çalışanlara çok büyük haksızlık yapılmaya devam ediliyor. 

Son zamanlarda Adana; apartman bahçelerinde turunç, portakal, limon ve asma(üzüm yaprağı) olabiliyor. Sokakta yürürken bazı apartmanların içlerine dahi girip asma yapraklarının birer birer yabancılar tarafından alındığını görüyordum şaşkın şekilde. Bugün de bizim apartmanımızın bahçesinde bir yabancı; asma yapraklarını topluyor ama böyle bir toplama olmaz. Apartman sakini mi acaba diye düşündüm ya da misafir ama değildi. Ben utandım ne yapıyorsunuz hanımefendi diye söylemeye ama  arka sokak; bahçenin köşesine bakıyor o kısmında da görünce sokaktan bağırdım kimsiniz diye. Hiç aldırmadı dönüşte ben gittim asma yapraklarının olduğu alana ve yapraklar dallar bir bir kırılmış. Çok üzüldüm. Güllerimizin duvar dışından kopartıldığını da görmüştüm ama bu kadar vahşice bir hırsla görmek beni hayret ettirdi. 
Anlattığım çok küçük bir detay; din olgusundan bahsetmiyorum Allah korkusundan da değil ama temel ahlak eksikliği etik anlayışı tamamen bitti mi diye düşünmeden edemiyorum. 
Hastane için randevu alıyorum ki bilirsiniz bir ay öncesinden alırsanız şanslısınızdır. Bize yakın bir hastane var ve fizik tedavi için 21 gün öncesinden randevu buluyorum iptal edilmezse o da kimiz aman nöbet değişim takvim dolayısıyla da iptal oluyor. Randevu saatinde orada olmak da yetmiyor. Randevu sahibi benimle birlikte girmek isteyen hatta sorun çıkaran ismim gözüktüğü halde birşey soracağım bahanesi ile içeri girip uzun uzun kalmaya çalışan çok insanla karşılaştım. Kibar ve saygılı bir insan olmanın bir sıkıntı olduğunu anladığım yaş aralığındayım sanırım. Herkes aşırı haklı ve saygılı olmayan çalışan insanların ise hakkı yenilmeli. 
    Senenin başında halk eğitime e-yaygın sistemi üzerinden başvuru yapmıştım. Kasım ayında merkeze çağırılmıştım; müthiş bir kalabalık ve kalabalıkta kendi arasında konuşan kadınlara kulak misafiri oldum. Geçen sene görev alan usta öğreticiler sistemde başvuru yapmadan çağırılmış ve diğer kadına diyor ki whatsAptan sana nasıl haber vermediler; gir olay çıkar. Sessiz olursan hakkını yerler. Bahsettiğim insanlar alan uzmanı akademik olarak değiller. %85'i lise mezunu ve yüksek lisans mezunu olarak girdiğim müdür yardımcısı odasında Adana'ya tam 2 saat uzaklıkta bir merkez için görev alırsan al almazsan kendin bilirsin diye bağırılarak çıkarıldım. Sonuç olarak ben işsiz ve ama hakkını arayanlar! çalışıyor. Akademik yetkinlikler bir kenara sistem bu şekilde işliyormuş; hayat kafama vura vura öğretti. 
Öyle işte!!! 

27 Nisan 2026 Pazartesi

STEFAN ZWEIG/YAKICI SIR KİTAP YORUMU

YAKICI SIR KİTAP YORUMU
 

Farkındayım, daha çok kitap yorumu yazmalıyım. Ekranlara bu bakar bağımlı olmak yerine kitap okuduğum günleri özlüyorum. Yaş aldıkça nerde çocukluğumun zamanları demeyeceğim; ama büyük bir kütüphane oluşturduğum o günleri özlediğimi dile getireceğim. Bir sandık çeyiz; bir sandık kitap... Benim de böyle bir sandık kitap... Okumanın insan zihnini, ufkunu geliştirerek genişlettiğini klasik herkes söyleyecektir ama okumak yalnızca bunlarla sınırlı değildir. Başka hayatları, insanları anlamak ve dinlemek ve aslında hissetmektedir. Duyguların kelimeye ihtiyacı olmaz diyenlere inanmayın; edebiyat başlı başına bir duygu deryasıdır. Gelelim Stefan Zweig kitaplarına... Bu yazar tutkulu ve saplantılı insan ilişkilerine yer vermeyi bence seviyor. Daha önce de birçok eserine bloğumda yer vermiştim ama bu kitabını şimdi bitirdim. Başladım sizler için yazmaya;

YAKICI SIR KİTAP ÖZETİ;

"Kısa bir tatil için Avusturya Alplerine giden bir baron; zamanını zararsız bir flörtle renklendirmenin yollarını aramaktadır. Kendine fazlasıyla güvenen ve gönül maceralarına her zaman açık olan bu müzmin kadın avcısı, kısa sürede kendisine bir av bulmakta hiç zorlanmayacaktır. Tanışıp yakınlaşmak istediği kadının on iki yaşındaki oğluyla ahbaplık ederek işe koyulur. Yakıcı sır annesini elde etmek isteyen bu narsist çapkın tarafından kullanılan bir çocuğun hikayesidir aslında. Ne var ki, yetişkin dünyası bazen masum çocuklara göründüğünden çok daha berrak görünmektedir."

Kitap sayfa sayısı:88

Bir oturuşta okuyabileceğiniz bir kitap diyemem ancak oldukça sürükleyici ve olayın karakterlerin tüm heyecanını gerilimini bir okuyucu olarak hissedebiliyorsunuz. Bu anlamda bu hikaye; akışı ile tavsiye listesinde yer alabilir. Baron; iznini herkesle aynı zaman diliminde kullanmak zorunda kaldığından kendini sıkıcı bulduğu bir tatilde bulur. Herkesten önce gelmiştir, tek bir tanıdık yüz hatta onun için birkaç eğlenmek için zararsız flört edilecek bir kadın da yoktur bu tatilde.  Birkaç gün sonra lobide yabancı bir ses kulakları işitir. Bir kadın ve çocuğu Fransızca diyaloglar ilgisini çeker. Bu yabancı kadın ise zararsız flört için uygun adaydır onun içindir. İlk adımını oğlu ile arkadaş olarak temkinli ve dikkatli atar. Küçük çocuk yaşıtlarına göre algısı oldukça yüksek bir çocuktur. Olayların gidişatını tam olarak anlayamasa da annesinin bir hata yapacağını sezer. Sonrası...

"Kendi başına kalma eğilimine asla sahip değildi ve kendisini daha yakından tanıma isteğini de hiç duymadığından bu türlü yalnızlıklardan olabildiğinde kaçınırdı."(sf2.)

"Yalnızca başlangıçtaki vesileye bakmakla yetinirseniz bir sevginin gücünü yanlış değerlendirirsiniz, aslında öncesinde gerilime, ruhun bütün büyük sarsıntılarına zemin hazırlayan, yalnızlığın ve düş kırıklıklarının yarattığı o bomboş karanlığa bakmak gerekir."(sf14)

"Yaşanmamış duygular burada birikerek ağırlaşır aşırı ağırlaşır ve değeceğine inanılan ilk kişiyle karşılaşıldığında alabildiğine boşalır..." (sf14)

"Bazen çocukları bizim gerçek addettiğimiz dünyadan ayıran sadece incecik bir perdedir ve rastlantısal bir rüzgarla açılıverir."(sf.36)

Küçük çocuğun algısı mükemmel bir bakış açısı ile yansıtılmış. Hem hassas hem de dikkatli bir bakış açısı... Annenin ise ömrü boyunca duyacağı pişmanlığın o keskin acısını kitabın son sayfalarında aktarılmış.

Amok Koşucusu eserinden sonra beğendiğim ikinci eser... Zweig sarsmayı çok seviyor. İnsanın içindeki o derin saklantılarını bir anda su yüzüne çıkarmadan yavaş yavaş işleyip bir anda bitiriyor...Şimdilik yorumlarım bu kadar...

Sizler okudunuz mu bu kitabı?

20 Nisan 2026 Pazartesi

PERFECT CROWN DİZİ YORUM


IU'NUN YENİ DİZİSİ

(Görsel Pinterest'ten alınmıştır)

Güncel bir dizi yorumu ile bu güzel güne başlayalım, olmaz mı!  Güncel dizilerin bir eksi yanı bitmeden heyecanla yazmaya başlıyorum ama sonunda o heyecanım kalıyor mu gerçekten emin değilim. Umarım bu dizi de benim heyecanımı azaltmaz.  Hangi diziden mi bahsediyorum? Perfect Crown dizisinden... Dizi başrol oyuncuları IU, Byeon Woo-seok, Noh Sanh-hyun ve Gong Seung-yeon'un başrollerini paylaştığı  10 Nisan tarihinde yayınlanmaya başlayan bir Güney Kore televizyon dizisi... Dizi anaysal monarşinin devam ettiği Kore evreninde geçiyor. Bu şekilde başlangıç Düşlerimin Prensi dizisinde de vardı. Ya monarşi devam etmiş olsaydı nasıl bir kadere sahip olurlardı. 

Dizinin konusu;

Bir chaebol ailenin ikinci çocuğu hatta gayrimeşru olarak adlandırılan kızı olan Seong Hui-ju(IU)'nun veliaht prensin naibi olarak görev yapan ikinci prens ile sözleşmeli bir evliliğe karar vermelerini konu alıyor. Dizi yayınlanma tarihi birçok kez değişse de 10 Nisan 2026'da yayınlanmıştır. Cuma- Cumartesi günleri dizi izlenmektedir. Seong Hui-ju başarılı, zeki bir iş kadını olmasına rağmen sıradan vatandaş olarak görülüyor. Çünkü gayrimeşru bir varis; kral naibi Prens I-an ise yaşamındaki zorluklarla baş edebilmeye çalışıyor. Ama halk tarafından çok seviliyor. Bu çiftimizin beraber mücadele edeceği zamanları merak ediyorum.

IU; harika bir şarkıcı ama iyi bir oyuncu mu emin değilim. Çünkü izlediğim dizilerinde sanki hep aynı karakter gibi. Dream High, Moon Lovers Scarlet Heart Hyo dizilerinden itibaren biraz abartılı ve coşkulu bir oyunculuğu var sanki. Seong Hui-ju rolünde de bana o geçmiş oyunculuklarını anımsattı yeni bir karakter gibi gelmedi. Oysa Seong Hui-ju çok zengin bir kadın; ancak gayrimeşru bir evlat olduğu için onaylanmak için hep en iyisi olmuş. Mücadele etmiş, akranlarından gelen o sık alt sınıf aşağılamalarına rağmen özgüvenli ve stratejist bir iş kadını olmuş. Evlilik yoluyla da aslında ailesinin babasının; onun kaderi hakkında söz sahibi olmasının önüne geçmek istiyor. Bu yüzden Prens I-an'a evlilik teklifi sunuyor.

Byeon Woo-seok ilk kez dizisini izledim. Evet çok populer özellikle Lovely Runner dizisi ile diziyi izlemesem bile aşırı sevildiğini yorumlarda okuyordum. Çok yakışıklı sanırım modelmiş. Dizide ise Prens I-an rolünde ve varlığı ile kral için tehdit oluşturduğunu düşünen Kraliçe Dowager Yoon Yi-rang'ın gözetiminde... Kraliçe onu siyaseten bir evliliğe zorlamak için bakı yapıyor.

Kraliçe Dowager Yoon Yi-rang rolünde Gong Seung-yeon; kendisini Twice grubundan Jeongyeon'un ablası olarak ilk kez tanımıştım. Ekileyici gözleri ve iyi bir oyunculuğu var. Dört bölümde şu hissi izleyici olarak bana hissettirdi; Prens I-an'ı oğlu kral için tehlike olarak hissediyor ve onun geleceğini güvence altına almak için hareket ediyor. Yardımcısı da babası tabi bu tarihi dizilerin klişesi biliyorum ama yine de izlerken rahatsız hissetmedim. Zaten sınıf farkının çok belirgin olduğu bu evrende asil ve siyasi anlamda baskın bir aileden geldiği hissediliyor karakterin.

Dizimizin başbakanı ise Başbakan Min Jeong-woo rolünde Noh Sang-hyun; oda siyasi bir aileden gelen Prens'in ve Seong Hui-Ju'nun okul arkadaşı. Kraliyet akademidenler yani... Geçmişi hem ona nüfuz hem de bir güç sağlıyor. Çok karizmatik.

Tarihi, monarşi dizileri sevenler için ilk dört bölüm için yorumun tavsiye edilir bir dizi; puanı da şimdiden oldukça yüksek. Kaliteli ve masraf edinilmiş; dizinin yan karakterleri şimdiden ilgi çekiyor. İkilin çift kimyası çok güzel. IU şanslı bir oyuncu; bir tane bile uyumsuz partneri oldu mu bilmiyorum. Klişe ve bilindik bir konu işlense de aşkın zorluğu kavuşmak için unvanların getirdiği o sorumluluklar ekseninde Seong Hui-ju karakteri kadın gücü gerekli dizilerde işlenmesi. Korunmaya muhtaç kadın karakterler yerine güçlü, ayakları üzerinde duran ve çevresinin olan biteni farkında eğilmeden mücadelesini veren karakterlerin her zaman yanındayım. İlerleyen bölümler ne getirir bilmiyorum ama Seong Hui-Ju'nun ve Prensin mutlu sonunu izlemeyi istiyorum.

Sizler bu diziyi izlemeye başladınız mı?


15 Nisan 2026 Çarşamba

THE OTHER BENNET SISTER SERIES REVIEW

 

There is always a third chance

(image taken from Google images)

This article about an incredible series that lifts my mood. In high school; I read the book of Pride and Prejudice with my friends and watched the movie the first time I knew. I wanted to see UK from then on. I think I loved that spirit. Maybe I have met some familiar people from these characters in my life.   

Time is sometimes like a little joke; like recurring events and disappointments we think we are not understood. Therefore, some times and fashion sense makes an unforgettable place. The Other Bennet Sister series was one such series for me. As I watched the event stream, when it happened, it felt like the character of the book, not like the audience in my favorite book.

The other Bennet Sister is a BBC series. This British period drama is based on the novel of the same name by Janice Hadlow. The continuation of Jane Austen's novel Pride and Prejudice, which is on everyone's list of unforgettable books, is another window. Mary Bennet, played by Ella Bruccoli; the Other Bennet Sister. 

You may feel like you are turning a book page while watching the series. Mary; Bennet is not a prominent character among the sisters with different characteristics. Big sister Jane; she is beautiful, Lizzy is very intelligent; the other little sisters are also full of life, energetic. Mary thinks about her prominent feature and tries to turn to logic and science. I was so angry when I watched the show for their mother that I would really like to go into the series universe and hug Mary in the first chapters if I could. When bullying Mary with every detail, from her skin to her hair not taking shape, father;he is carefree. Unthinking... After the father dies, the situation gets worse. Mary is insisted to have two choices; marriage or misery. She chooses hope when she is tutoring his uncle and his wife to their children in London. Here he attends parties, makes friends, and finds love.

Of course, when her mother stops, she calls him right next to her, but Mary learns to stand up to her mother. The series universe has such beautiful spaces. I loved the places where they went on holiday to the Lake District with their uncle and aunt. Mr. Ryder and Tomas Hayward will laugh at these two characters. Mary's third choice, choosing hope; it was very nice for her to know herself and to marry by finding love. But in the last scene that struck me, Mary; even though she had reached the expectations of the society, she was now seeing the book Recommendations to Young Ladies on the table. So there is always a third option; without destroying itself among the expectations of society and family. 

This was a 9/10 series for me. It only saddened me that the issue of cleanliness was so weak. What is called a bath; six sisters in a bathtub took turns bathing in the same water. Apart from that, a series you should definitely get on your watch list. Have you watched it?

10 Nisan 2026 Cuma

Emily Bronte'nin Tek Eseri: Uğultulu Tepeler



Emily Bronte'nin Tek Eseri: Uğultulu Tepeler Bir Klasikten Çok Daha Fazlası

Kimse kitap fiyatlarının ütopikliğinden bahsetmiyor? Evet yazıma bu şekilde başlamak istemezdim ama bu kitap için tam yedi kitapçı gezdim. Elbette bazı kitapçılarda vardı ama en uygun fiyatlısını bulmak için bu kadar çaba harcayacağımı düşünmezdim. İnternet alışverişine biraz ara verdiğim için de kitapları görerek satın almak istemiştim. Ne diyelim...

Uzun zaman sonra okuduğum kitabı sizlerle paylaşıyorum biraz tabi heyecanım da var. Edebiyat dünyasının özellikle gotik ve romantik edebiyatın unutulmaz eserini veren Emily Bronte'nun Uğultulu Tepeler eserini yeni bitirdim ve yorumlamak için notlarım bölümünü oluşturdum. Sizlerle paylaşmak istediğim harika alıntılarım var. Bu eseri Alacakaranlık kitabında; Bella elinden bırakmazdı. Alacakaranlık da biraz kasvetli havanın tasvirlerini mükemmel yapmamış mıydı? Uğultulu Tepeler(Wuthering Heights) hakkında da okuyanı kendine hayran bırakan ya da o kasvetiyle adeta insanı boğan eser yorumlarını okumuştum. Neredeyse 150 yıllık zehirli bir aşk hikayesinden bahseden bu eser; Victoria dönemi ahlak anlayışına bir başkaldırıdır. Günümüzde ise popüler oyunculardan Margot Robbie'nin sinema filmi ile tekrar gündemde olduğunu belirteyim.

Kitabın tanıtım bülteninden;
" Uğultulu Tepeler, bir tarafta hırçınlığıyla ünlü Catherine ve diğer tarafta yaşadığı sert koşullar sebebiyle katılaşmış, başkalarına olduğu kadar kendine de acımasız olan Heathcliff'in vahşi bir nefretle körüklenen aşklarının hikayesi. Emily Bronte gencecik hayatına sığdırdığı 19.yy İngiliz edebiyatında çığır açan bu ilk ve tek romanında okuyucuyu insan doğasının karanlık kuytularında dolaştırıyor, saplantılı bir aşkın tehlikeli sularından geçirerek büyülü bir atmosferle buluşturuyor..."

Sayfa sayısı: 480

Evet bu karanlık ve saplantılı aşk hikayesi bir klasikten çok daha fazlası. Heathcliff ve Catherine arasındaki bağ; toz pembe bir romantizmden ziyade, bencil, yok edici ve doğaüstü bir saplantıdır. Yorkshire'da yankı bulan o sisli ve hırçınlık karakterlerin iç dünyasının bir aynasıdır. Heathcliff karakterinin hikayede aşağılanması bir sınıf çatışmasının da en ağır göstergesidir.
Uğultulu tepeler, insan doğasındaki o saklanan tutkunun ve intikam hırsının perdesiz bir anlatımına sahip. 
Margot Robbie ve Jacop Elordi başrollerinde yer aldığı Uğultulu teper filmini de izlediniz mi bilmiyorum. Ama yorumlardan gördüğüm kadarıyla kitabın o karanlık ve gerçekçi anlatımından uzak biraz da o beklentinin altında kalmış.

Uğultulu Tepeler kitabı okunmalı mı?

Bunu sizlere bırakıyorum ancak klasikler kütüphanenizde yer almalı. Özellikle de dönem kitapları ve kadın yazarlara ait kitaplar...

"İnsanı insan yapan, yüzüne güzellik katan ve onu sevdiren tek şey kalbinin temizliğidir. Yoksa hepimiz aynıyız, etten ve kemikten oluşmuş bedenleriz..."

"Aşkımı asla kelimelerle ifade edemedim, ama bakışların kendine özgü bir dili varsa, dünyanın en saf varlığı bile aşkımdan ayaklarımın yerden kesildiğini anlardı."

"Akıllı bir insan için en iyi arkadaş yine kendisidir"(Bu cümleyi okurken 1 senedir yaşadıklarım aklıma gelmedi değil hani :) )"

"Gemisi kayalara çarpınca kaptan yerini bıraktı; tayfalar da gemiyi kurtarmaya çalışacaklarına başkaldırıp birbirlerine girdiler; talihsiz tekne için hiçbir kurtuluş umudu kalmadı. Oysa Linton; tersine, sadık ve inançlı ruhlara özgü gerçek bir yüreklilik gösterdi: Tanrı'ya güvendi; Tanrı da onu avuttu. Biri umudunu kesmedi, öteki ise kendini umutsuzluğa kaptırdı. İkisi de kendi yazgısını kendi seçti."

"Sevgi insanı hem özgür hem bağımlı yapar. Bu yüzden en zor güzel ve en tehlikeli duygudur. Vazgeçmek de, kalmak da zordur."

5 Nisan 2026 Pazar

TAM KAPANDI DERKEN TEMU


temu farmland ucretsiz kulaklik

Temu Farmland Bitirme Rehberi: 1 Yılda Gelen Ücretsiz Kulaklık!
Temu tam kapandı derken ben de azmime şaşkınım. Bir yıl süresince pes etmeden Temu Farmland oyununu tamamladım ve sonunda beklenen hediyem bana geldi. Birçok arkadaşım pes etti ama bazen ucu bucağı olmayan bir umutla ve belki de sonuca ulaşmak için pes etmiyorum. Sonuç olarak ise birçoğumuzun "asla bitmez", bitse de artık gelmez ki dediği 365 günün sonunda ücretsiz kulaklığa nasıl ulaştığımı sizlerle paylaşmak istedim.Bu yazımda, Farmland'in o bitmek bilmeyen son %0.01'lik dilimini nasıl geçtiğimi, gümrük sürecini neler yaşadığımı ve gelen kulaklığın kalitesini tüm detaylarıyla bulacaksınız.

temu ucretsiz kulaklik

Temu Farmland oyunu aslında hepimizin bildiği Farmville oyunu gibi. Gün içerisinde belirli şekilde su biriktirip bahçe sulayarak tamamlamaya çalışıyorsunuz. Ama oyuna başlarken sizden iki ücretsiz ürün seçmeniz isteniliyor. Seçtiğiniz ürünleri 3 kez değiştirme hakkınız var. İlk aylarda çok hızlı ilerlese de daha sonraki aylarda davet ve bu oyunda olan başka kişilerin yardımı olmadan ilerlenmiyor. Tanıdık kim varsa bu oyuna davet ediyorsunuz. Oyuna ilk başladığımda aslında Temu yurtdışından ürün satın almak herşeye rağmen daha kolaydı. Şimdi biliyorsunuz ürün satın alırken gümrük vergisi ödeseniz de ürün; gümrükte kalabiliyor ya da aldığınız fiyata değmeyecek şekilde zararda oluyorsunuz. Temu bu sorunu yerel satıcılar ile çözmeye çalıştı. Yani Türkiye'de depo açtı ve şu anda ekranda yerel satıcılar, ürünler bulunmaktadır. Oyunun sonuna yaklaştığımda beklentim o kadar azalmıştı ki ancak şunu da anlamış oldum. Temu; kullanıcılara gerçekten değer veriyormuş. Seçtiğim iki ürünün değeri de toplanarak bana alışveriş yapmam için oyun sonunda kupon verildi. Yani seçtiğiniz ürünleri ücretsiz satın almıyorsunuz bunun yerine ürünler değerinde kupon veriliyor. 
PELL KULAKLIK 

Güncel durumlardan dolayı gümrük vergisi ödediniz mi;
 diye sorulacaktır. Buna şu şekilde cevap vereyim; Temu ülkemizde depo açtığı için ürünler de ülkemizdeki satıcılardan size gönderiliyor. Bu yüzden ki buna seviniyorum hiçbir ücret ödemedim. Teslimat süreci ise oldukça hızlıydı. Sadece ürün paketini açtığımda kulaklığın yer aldığı o beyaz plastik koruması kırılmıştı. Yani kulaklığa birşey olmadan gelmesi mucize. 

Peki 1 yıllık emeğime ve pes etmeme değdi mi?
Bence değdi. PELL EAR-21 KULAKLIK fiyatlarına baktığımda aslında kullanılan ve aranılan bir tasarım olduğunu gördüm. Bu anlamda tavsiye de edebilirim ve kulaklık hakkında sizlere küçük detaylar da verebilirim.
PELL BEYAZ KULAKLIK

Kulaklık  5 saat kesintisiz müzik keyfi sunmakta. Dokunmatik kontrol, ergonomik tasarım, ve rahat cevap verebileceğiniz şekilde. Kulaklık; kulağınızda uzun süre dursa da rahatsızlık vermiyor. Hafif bir yapısı var. Kutu içerisinde ise; kulaklık kabı, iki adet kulaklık, şarj kablosu bulunmakta. Küçük bir eksi ise kulaklık ucundaki beyaz plastik koruyucu yedeği bulunmuyor. Ses kalitesi ise birçok popüler kulaklık markalarına ulaşabilecek düzeyde. Çift bağlantı özelliği yok; bütçe dostu öğrencilerin kolaylıkla erişebileceği; konuşurken parazit sesler yaşamayacağınız bir kulaklık.

Sizler ne düşünüyorsunuz? Bir yıllık emeğime değmiş mi?


30 Mart 2026 Pazartesi

KOVA ÇAĞINDA İNSAN İLİŞKİLERİ


Kova Çağında İnsan İlişkilerinin Bencilliği artık sınırları aşmakta; zorlayıcı etkileri ise insan yaşamı üzerinde kalıcı etkiler bırakmaktadır

Zaman bir kum tanecikleri gibi elimize aldığımız anda avuçlarımızdan kayıp gidiyor. Zamanı yakalamak, ona tutunmak hayli zor. Zorluk da önemli değil; hayatın karmaşasında kaybolmamak için harcanan bir çaba; çoğu zaman karşılıksız kalsa da. Bu ara iç dökmeli bir yazı yazamadım farkındayım. Düşüncelerimi toplamak onların bir cümle olmasını istemek başka bir çabanın sonucu. Önce insan kendini ve duygularını anlayacak sonra ise cümle olmasını izleyecek. 

Onu bunu bilmem de aslan burcu olarak 2025 yılından 2026'ya ne çok zorlandım, bilmiyorum. Yaz döneminde o meşhur tavuk zehirlenmesi, damar dolaşım problemleri insan ihanetleri derken bugünümüze şükür. Kendi içimde sorguladığım da bir dönemdeyim; hanemize eklenen yaş; sayısal bir veriden çok zamanı da özetlediği için çocukluğumda daha mı kolaydı hayat? İnsanlar bu kadar acımasız, gönül bağından uzak, egoist değildi bence. Sokakta sabahtan hava kararıncaya kadar oynayan belki de son jenerasyonduk; şimdilerde Kova Çağı, insanlar daha bireysel olacak daha çok kendini düşünecek diyorlar ama, ama işte...

Geriye döndüğümde hayata dair notlarım biraz fazla. Detaylara dikkat eden, empati duygusunu yaşayan ve hayatı ve karakterleri kitaplardan daha net gören; yaşadığı hayatta da gördükleri karşısında üzülen birisi olarak bazen tabi yorucu geliyor. Önceki yazılarımda bahsetmiştim; toksik arkadaşlık, toksik insan durumunu... Bu toksik havadan kurtulduğum için mutlu ve huzurluyum ancak geçenlerde bahsettiğim kişi mesaj attı. 

"Şu an davet için çok saçma fakat tereddütte kaldım açıkcası bende..." diyerek herşeye rağmen düğününe gelmek istersem gelebileceğimi söyledi. Üslubun üsten bakar hali, sanki hani böyle şeyler oldu ama alicenaplık bende kalsın ben seni düğünüme çağırıyorum. Hayret ettim bu hadde... Diğer arkadaş ile ki artık ki onun da samimiyetine inanmıyorum konuşmuşlar, adım atılmış. Benim de gitmem gerektiğini söyledi arkadaş!!!! Yaptıklarının farkında olmayan insanlar için bir gece önceden haber vermeye tenezzül edilen düğüne gitmeliymişim ne ilginç değil mi! Sorun çözümüne ilişkin genelleme yapmak istemem ama gördüğüm kadarıyla sorunları görmemek; "sorunları görmezsen sorun olmaktan çıkar" anlayışı ile sorumluluktan kaçma ile umarsız olmak. 

Benim de hatalarım var. Çevremdeki insanlar 20,22 senedir tanıdığım insanlardır; herkes ile arkadaş olabilirsin ama dostluk için çok uzun bir yaşanmışlık anlayışında olduğum için şimdi görüyorum ki yalnız bırakılmışım. Grup buluşmalarını ayarlayan, iletişimi sağlayan bahsettiğim egoist arkadaşın tüm arka planda insanlar hakkındaki görüşlerini dinleyip öyle demek istememiştir sen yanlış anlamışsındır ama sen üzülüyorsan strese girme daha yakın yerde görüşürüz ki her zaman kendisinin evine en yakın yerde buluşma gerçekleşirdi. Bunları absorbe ederken iyiyken artık kusura bakma her zaman verici taraf benim artık ama daha sağlıklı bir ilişki için senden de bu adımları bekliyorum dediğim anda; Aaa sorun çıkaran olmuşum. Konuşmayı sürdüren iken kestiğim anda aslında bir sohbetin olmadığını fark ettim. Tüm bu egoist hareketleri yapan insan iyi bir insan oldu ve hala benden adım atmam bekleniyor. Bugün başka bir arkadaşımla konuştuğumda kimse artık Geçmişin yüklerini yanında taşımak istemiyor dedi. Düşündüm ve gerçekten üzüldüm menfaate dayalı ilişkiler menfaat bitince yük haline geliyorsa; arkadaşlıklar, dostluklar, bağlar demek ki yokmuş. İşin yoksa hele kimse seninle muhatap olmak istemiyor da denildi; bahsettiğim toksik arkadaş kendi mesleği olan iç mimarlığı yapmayıp benimle çocuk gelişimi bölümünü okudu. Öğretmen olarak atanmak daha kolay anlayışı ile ki bunun temelinde de başka şeyler var. Arkamdan gizli saklı işler çevirip ücretli öğretmenlik yaparken haberim olmayan öğretmenliği için "öğretmenler günü"nü kutlamadım diye çok çirkin bir üslupla beklentisini ifade eden bir insan ve yine adımı atan kişi olmalıyım! Neden?

Şunu anladım ki iyi niyetinizi suistimal eden insanlar daima bunu yapacaklar. Hatta buldukları yüz ile daha pişkin şekilde yapacaklar. Suçlu da sizi çıkaracaklar. Kova Çağında İnsan İlişkileri bireysellik üzerine ise eğer; toksiklikten, manipülasyondan da uzak durulmalı. İyi insanlarında bir sabrı ve sınırı var; en başından gördüğünüz hataları ve o hissinize de güvenin. Hoşgördüğünüz, öyle yapmak istememiştir dediğiniz ne varsa yapıyorlar çünkü. Yapılıyor da... İnsanın değişimi dış faktörlerle değil içten gelen o motivasyon kararlılıkla gerçekleşiyor. Kendini dev aynasında görenler de değişmek asla istemiyor.


24 Mart 2026 Salı

FLYING TIGER SURPRIZ KUTU


Flying Tiger Sürpriz Kutu İçeriği; kapsamlı ürünleriyle satın alınan fiyattan çok daha fazlası olduğunu göstermekte, küçük mutluluklar için böyle sürprizler güzeldir

Geçmiş Ramazan Bayramımız mübarek olsun. Çocukluğumdaki bayramlar diyebileceğim kadar yaş aldım mı bilmiyorum ama bayramlar artık daha sakin; kalabalıklar insan kalbinden yerini ıssız bir yalnızlığa bıraktı sanki. O heyecanı bende kalbimde hissedemiyorum; sanırım çocuk olmanın güzelliğiydi bu. Ya da insanların günümüzde astrologların söylediği gibi Kova Çağında bireysellikleri daha çok önemsemesi. Bu konuda daha sonra bir yazı yazacağım ama şunu belirtmek de isterim ki bayram mesajına şikayet edenleri görmüyoruz yüz yüze görüşelim anlamında; artık bayram mesajını bile çok görüyor kimi insanlar. Sen mesaj yolla diyeceksiniz ama senelerce bayram için sevinçle mesaj attığım zamanları geride bıraktım gördüm ki arkadaşlık olsun, akrabalık olsun tek taraflı özen yalnızca yükmüş. Herhangi bir sorumluluk hissetmeyen bencil duygulara sahip insanlar daha mutlu ama...

Neyse bayramın üçüncü günü Adana'da Karaca mağazasının hemen yanında birleşik gibi de düşünebilirsiniz bir Flying Tiger mağazası açıldı. Çok tatlı ve şirin peluşlar, defterler, eğitici oyuncaklar, mutfak eşyaları herşey var. Alışveriş açılalı uzun zaman olmasına rağmen yapmamıştım. Ama evet; viral ürünler ister istemez insanların zihninde yer ediniyor.  Çok fazla Flying Tiger sürpriz kutu açılımı görüyordum hoşuma da gitmeye başladı dedim bende şansıma güveneyim  :) Mağazada çok fazla farklı yaş gruplarından insan vardı. Adana'da iki gün sarı kod uyarısı verilmişti; sağnak yağış durmadı. Üçüncü gün de tatilin son günü olup yağmur da gündüz yağmayınca herkes cadde üzerinde yer alan alışveriş mağazalarındaydı. Öncelikle en ağır paketi tercih ettim, birkaç paketin ağırlığını kontrol ederek. Toybox'tan ses kaydedici çıkmamış birisi olarak hani az da olsa bir acaba kötü ürünler çıkar mı demeden de edemedim ama beni mutlu etti içerik. 

Kimi viral ürünleri paylaşıyorum; özellikle Dubai çikolatası videom 1,5 milyon instagramda izlenmişti. Bana bir katkısı oldu mu derseniz inanılmaz garip yorumlar dışında izlenme geldi. Tavsiye edebileceğim ürünleri sizlere instagram da paylaşmayı seviyorum. Bu paketi de 360 lira gibi bir fiyata satın aldım. Bunu özellikle belirtiyorum içerik ürünleri kendi başına 330 lira ajanda 450 lira da peluş oyuncaktı sanırım.

*Senenin üçüncü ayı sonundayız ama böyle bir defter ki defter hediyeleri daima beni mutlu eder; çok hoşuma gitti. 

*Mini peluş hem sevimli hem de kendi çantasına girecek kadar da küçülüyor.

*İkili kurdela silgi

*Mini notpad

*Renkli sticker; bunu tam anlamadım ama sanırım cilt için. 

*Kırmızı tükenmez kalem; gamer itemli ... 

Hediye vermeyi çok severim. Allah verdikçe daha fazlasını senin için nasip eder derler. Nasibimiz gönlümüzden gelen bir derya olsun inşAllah. 

Sizler ne düşünüyorsunuz; eğlenmek için de olsa güzel ürünler çıkınca sevinmeden edemiyor insan öyle değil mi?

18 Mart 2026 Çarşamba

BOYFRIEND ON DEMANDS KDRAMA


Boyfriend on Demand Kore Dizisi; doğru ve sağlıklı ilişkileri sorgularken; yorgun bir savaşçı gibi yaşamın gerçekliğinden uzaklaşmamanın mesajını da vermektedir. Sizler için ince detaylara dikkat eden insanları önemsemeliyiz

(Görsel Google Görsellerden alınmıştır)

Blackpink grubunun üyesi Jisoo'nun dizisini izlediniz mi? Bu kızın gerçekten doğal bir güzelliği var. Grup içerisinde de globale açılan üyelere göre Güneykore'de en popüler üye de sanırım. İdol, oyuncu geçişleri biraz riskli görünse de sevdiğim oyuncular elbette var. Yoona, Sooyoung ki neredeyse son dizilerinde özellikle idol şarkıcı değil de en başından itibaren oyunculuk yapıyor gibi hissettiriyor. Jisoo'yu da ilk  The Producers'da izlemiştim. Bu izlediğim ikinci dizisi. Ramazan ayında özellikle vakit geçsin diye izlemek için bir seri arıyordum. 10 bölümlük bir dizi olan Boyfriend on demands dizisini izlemeye başladım. Üç günde bitti çünkü atlayarak izledim resmen.

Boyfriend On Demands;

başrollerinde Jisoo, Seo In-guk yer aldığı bir romantik komedi yapımı. Kariyerindeki o yorucu tempodan bunalan webtoon yapımcısı Seo Mi-rae (Jisoo), kendisine 30 günlük ücretsiz deneme imkanı ile abonelik tabanlı bir sanal gerçeklik uygulaması hediye ediliyor. 30 günün sonunda da bir değerlendirme yapması isteniliyor. Bu uygulama gerçek dünyanın o karmaşık ve yorucu ilişkilerinden bir kaçış yolu sunar. Bu sanal gerçeklik uygulaması; hatta adı da "Hazır Sevgili" uygulaması ideal eşleşmeler için programlanmış çok çeşitli partnerlerle etkileşim kurabileceği sana bir dünya oluşturuyor. Hatta uygulama satın alan kişilerin kendilerine ait bir ev; yaşantı dünyası var. Ancak bu simülasyonda daha fazla vakit geçirdikçe  gerçek romantizm ile profesyonellik birbirine karışıp sınırlar bulanıklaşıyor. Seo Mi-Rae ile bu gerçek dünyadaki Park Kyeong-nam(Seo In-guk) arasında o da webtoon yapımcısı ve bir hoşlanma başladığında sanal ve gerçek dünya duygu sınırı anlamlandırma sürecine giriyor.

Love Alarm dizisini izlediniz mi bilmiyorum ama o dizi de durağan olsa da bir izleme motivasyonu izleyiciye sunuyordu. Bende bu diziyi Love Alarm esintileri mi yoksa var diyerek sizlere izlemeniz için hazırladığım bir Güneykore drama tavsiye listesine ekleyecektim ama işte bir kocaman bir ama... Büyük bir potansiyel olan o uyumun diyalog azlığı ile harcandığını düşünüyorum. Çok ünlü ve tanıdığımız bir sürü erkek oyuncu da dizide özellikle uygulamada var. Choi Si-won ki onu gördüğüme o kadar sevinmiştim ki aklımda güzel dizileri vardı o da idol-oyunculardan... Yani pahalı bir yapım; bu kadar ünlü oyuncuyu bir araya getirmek için harcanan bütçeyi düşünemiyorum. Ama keşke senaryo içinde aynı özeni gösterselermiş. Hep şunu izlerken bekledim bu kız çok yorgun; haklı sebepleri de var anlıyorum ama arka plan hikayesini biraz daha yoğun anlatabilirler miydi; bence evet. Erkek başrol ise kadın başrolden hoşlanma durumu da tesadüf hatta kore dizilerinde sıklıkla duyduğumuz kelime "unmyeong" Türkçe çevirisi tesadüf denilmiş ama kader olarak ifade ediliyor sanırım. Karşılaşmamız, aynı asansöre binmemiz, hediye çekilişinde onun hediyesini kadın başrolün alması gibi... Tamam bu aşk, hoşlantı güzel biraz daha açayım hikaye de yok. Hoşlandı süreç devam etti gitti kıza açıldı gibi. Kısa ve net... Bu arada erkek başrol de çizim yapıyor ama daha saklı daha örtülü bir hikayeye mahkum ediliyor onun tarafı. Mi-rae'nin çok yakın bir kız arkadaşı var; çok da güzel bir kadın; onun yer aldığı sahneleri daha çok izledim.

Jisoo; iyi bir oyuncu mu elbette yorum yapamam ama izlediğim ilk dizisinde çaylak idol rolündeydi zaten başka dizilerini de izleyip öyle yorumlamak isterdim. Seo In-guk evet onun izlediğim çok dizisi var. Uyumları da güzeldi o aralarındaki elektriği izleyici hissedebiliyordu bence. Ama anlatılan hikaye havada kaldı sanki.

Sosyal medyada özellikle tiktok'ta çok bu diziyi öven yorumlar ve editler gördüm ama bence hayranlar biraz izleyici gözüyle de bakmalı. Diyalogların azlığı, duygusal geçişlerin sınırlı olması hissettirilememesi ile izlerken sıkıldığımı söylemeliyim.

Benim için en sevdiğim detay ise sanal gerçeklik uygulamasında renklerin sepya rengi gibi sarı, biraz hayal tonlarında olması çekimin o ayrımın hissettirilmesi oldukça başarılıydı. 

Dizi hakkında yorumlarım bu kadar; sizler izlediniz mi? Yorumlarınızı bekliyorum....

16 Mart 2026 Pazartesi

Make your style signature unforgettable with red dresses


Do you think the color red belongs to you? They say red is the color of passion, love and courage. For me, red is a symbol of high energy and power. In history, we see examples of queens, kings, sultans; red is the special color they wear in order to emphasize their power. The color of their authority and self-confidence. This color creates a fascinating charm in prom dresses, dresses to wear at events and in the abiyas in the world of fashion. There are some special designs and they remind you of yourself in the seasons. 

I am talking about red dresses that also make up a strong, remarkable and sexy aura in women's fashion. You will be interested in the designs of red dresses that I have specially selected for you from okdais.com and the Okdais.com site also has a wide range of designs. Stunning designs on Okdais.com bring you the most remarkable trends in the fashion world. And also;


Why Are Red Dresses So Popular?

Because it is a timeless color red. In every period of time, this color has shown its charm to humanity. 
Today, when the trends of the fashion world are examined, we see that red clothes have a wide range of uses from fashion shows to daily combinations. 


 We can't deny that we're impressed when we see this particular color in clothes, right? Some important reasons for preferring red dresses are;

* Provide a remarkable and powerful appearance
* It is an ideal choice for special occasions
* By bringing out that confidence and power in the human spirit by adapting to each style with different cuts and models; it is the protection of its place in the fashion world in all seasons.


The Okdais.com site has many different dress design collections. In the collection of red dresses, I share with you the designs that I think you will like. These red dresses appeal to different styles; they are modern and timeless designs. Red dresses are not tied to a single style. There are many different uses, from daily combinations to night events.


It is very important to combine the red clothes correctly. This color is a bold and bold color in its own right. This percentage is small details to combine correctly;
* Prefer high heels in black or nude shades
* Balance appearance with minimal jewelry
* Use small and stylish bags
* Make the dress stand out by preferring natural shades in makeup.
Red dresses are one of the parts that must be present in the closet of women who want to create a strong and elegant style. With a wide range of uses, from everyday combinations to special events, red dresses takes your look to another level when completed with the right accessories.
Which design you like; you can specify in the comments...

15 Mart 2026 Pazar

PROM DRESSES YOU ARE LOOKING FOR ARE IN OKDAIS


Let's take back the time. Let us remember how excited and happy we are on each special day. Yes, special days make some moments in our lives unforgettable. High school, university; it is a period of unforgettable memories in our student life. As exciting as it is unforgettable. As for the end of this special period of our lives; ballot day is messenger. School dances, choosing the right dress on prom days is a stressful process. To feel the star of that night; it is of course your right to have fun.

In this article, I will present suggestions from okdais with great dress designs that reflect the fashion spirit.  Remember that choosing the right prom dresses on these special nights increases both your elegance and your self-confidence.

How should the right prom dress be?

When you do some research for the right prom dress preference, you will find that there is a mind-boggling variety, so you may be a little confused as to which prom dress to choose. There are small tips to consider when choosing prom dresses. The style of prom dresses  you choose should suit your body type with cutting. 


It is also important to choose a design suitable for the place where the prom day will take place. There are a lot of design and detail in these designs. If you know your body and are looking for a design that you want to reflect your style; you can choose the one that best suits you from such as A-line, princess, mermaid and prom dress. 


The color and fabric of the dress you choose; it should be appropriate according to the theme and place where the prom day will take place and it should reflect your style. I chose prom dresses for you with burgundy, oil green, charming yellow or a glamorous metallic pink. The burgundy prom dress offers you a timeless elegance. The prom dress in a charming yellow color tone; it is a fairy tale dress that I think will attract you even more in a simple, stylish detail. 
Metallic pink reveals your claim; oil green is a rare and noble color, while sexy and trendy prom dress, and reveals the romance in your soul. In addition, different fabrics such as satin, chiffon, lace add elegance to your dress.


You can be a star by choosing the right dress and having fun with it on this special night and throwing your signature into the night. When you take back time with unforgettable memories, you can feel that beauty in your memories. Wishing that you have a prom day where your happiness and joy are reflected in your smile.


11 Mart 2026 Çarşamba

SAĞLIKLI HURMA TOPLARI

Sağlıklı Hurma Topları tarifi 

Ramazan çok özel bir ay; zamanın aslında çok hızlı aktığı yetişmek için oradan oraya koştururken gecenin o muhteşem sakinliğinde var olmanın inceliklerini öğreniyoruz sanki. Yenilen her yemek bereketi ile...İtiraf ediyorum ama çok çaykolik ya da kahvesever değilim ama rutinlerimle mutluyum. Günde bir fincan Türk kahvesinin tadından daha çok kahve içilirken geçen o zamandaki sakinliği, düşünceleri bir kenara koymayı seviyorum. Açlık, susuzluk oruçken zorlamıyor çok şükür ama bazen o sakince düşüncelerimi bir kenara koyduğum o anı özlüyorum. İftar sonrası elbette bir Türk kahvesi içiyorum ama mide yavaş yavaş küçülüp pek birşey yemek istemiyor. Böyle olunca da daha sağlıklı eşlikçiler olsun diye düşünüyorum.

Hurma favori yiyeceğim değil yani aklıma gelmez yemek. Ama biliyorum ki hem tavsiye edilen hem de sağlıklı bir yiyecek. Yaş aldıkça da sevmediğim, aklıma gelmese bile yemeliyim vücuduma faydalı olması açısında birçok tarif kendimce deniyorum. Bir kısmını en azından sizlerle de paylaşmak istiyorum. Sahurda kahvaltılık çikolata yemeyi tamamen bıraktım. Kansızlık, demir eksiliği derken çikolata gibi tatlılar ani kan şekerinin yükselmesine de neden oluyor kendimce gördüğüm kadarıyla. Hiç alışkanlığım olmadığı halde fıstık ezmesi bu öğüne ekledim. Muz ve üzerine biraz fıstık ezmesi ile sahur tatlı ihtiyacım gitmiş oluyor. Hurma da madem yemek aklıma gelmiyor sağlıklı hurma topları kahvenin yanında güzel olur dedim. 

10 hurmayı çekirdeklerinden çıkarıp sıcak suda beklettim. Hurma, kakao ve biraz ceviz mutfak robotundan geçirip el ile yuvarlanabilecek hale getirdim. Bu arada içerisine koymak için fıstık ezmesini de küçük parçalar halinde buzdolabında biraz bekletmiştim. Onu çıkarıp yuvarladığım hurma toplarının içerisine ekledim. Son olarak ise dışı için benmari usulü erittiğim çikolataya batırdım. Güzel oldu tek bir tanesi bile bence yeterli geldi. Şekersiz bir Türk kahvesi ile ideal kesinlikle. 

Fıstık ezmesi tutkunlarına saygı duyuyorum ama yerken sanki tahin tadı baskın gibi geldiği için başka yiyecekler ile karıştırıp yemek daha kolay sanki. Özellikle muz ile birlikte yenildiğinde kan şekerini daha yavaş etkilediği için tokluk hissinin uzun sürdüğünü okumuştum. Kendi açımdan ise sahurda yedikten sonra gün içerisinde şeker ihtiyacı hissetmedim. 

Şimdilik yazım bu kadar sizlerin de yorumlarınızı beklerim....

6 Mart 2026 Cuma

RAMAZAN AYINDA GÜLLAÇ

Güncel Güllaç Fiyatları

Instagram algoritması Ramazan ayında bozuldu. İki haftadır dikkat ediyorum; Ramazan'a özel tarifler veya viral bazı yiyecekler dışında sanki dikkate almıyor Instagram. Küçük bir hesabım var; büyümesini en azından 10k takipçim olmasını isterdim ama yarısında takıldı hesabım. Takipçi sayısından daha çok destek görmemek biraz üzücü. Dünyanın farklı ülkelerinden hesaplar birbirini özellikle de küçük hesapları çok fazla destekliyor. O yüzden bu yazıma instagram hesabımı ekleyeceğim ve takip edenlere dönüş mutlaka yapacağım.

Bu yazımda ise enflasyon, artan hayat pahalılığı fiyatların inanılmaz değişimi de bir kenara 2 dilim güllaç fiyatının 227 lira olmasından biraz bahsedeceğim. Güllaç aradığım, özellikle yemek istediğim bir tatlı değil; sütlü tatlılar konusunda biraz daha seçiciyim sanırım. Ama Ramazan ayında özellikle hafif olması mideyi rahatsız etmemesi, iftar davetine çağırıldığınızda ikramlık hediye götürmek için güzle bir tatlı. Orman meyveli de başarılı bulduğumu söylemeliyim. Orman meyvesinin tatlı ekşi lezzeti ile süt tadının biraz daha kırılması anlamında tavsiye edeceğim lezzet.

Ama bu pahalılığa şaşırmadan edemeyeceğim; güncel olarak mahallemde son iki yılda oldukça popüler olan yerin bazı fiyatlarını paylaşacağım. Burası Adana'da belli başlı markaları gerisinde bıraktı. Biraz daha uygun fiyat, taze ve geniş çeşitlilik ile.

1 kilo çikolatalı ek 460 lira

Tereyağlı simit 28 lira normal simitte 22 lira 

Yaş pastalar ise 6 kişilik en az 650-1250 arasında 

1 kilo klasik baklava ise 1.210 lira 

Her bayram mutlaka 1 tepsi olmasa bile baklava alabilirken şimdi babam evde acaba yapamaz mısınız; diyor. 

Bir kahve içebilmek dışarıda gerçekten lüks hale geldi. Oysa bunlar gayet normal ve ulaşabilir durumda olmasını diliyor insan. İlkokulda iken simit ve şalgam bizim için ara öğün gibiydi herkesin ulaşabileceği ki bende çok yaş almış sayılmam 1 liraydı harçlığım. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde son sınıfta i ken arkadaşım beni ziyarete gelirken gidiş dönüş uçak biletini 98 liraya almıştı. Çok uzak bir zaman dilimi de değil 10 sene önce. Şimdi bir vize başvurusu 182 dolar ve Türk lirasına çevrildiğinde 8 bin lirayı geçiyor. Bayram için kıyafet almak ise tam bir bilinmezlik en orta halli markalar dahi bin liradan başlıyor. 

Bilgisayar yenilemek o kadar imkansız geliyor ki şu sıra; hiçbir teknolojik alet bozulmasın diye dua ediyorum. Bugün bir göz damlasına ki ara ara paylaşırım 187 liraydı 2 sene önce ben bugün 900 lira ödedim. Eczacı daha da artar diyor. İşsizlik ağır bir yük ama zorunlu harcamaların dahi bu kadar fazla olması üzücü...

Instagram; @camdanduslerblog

2 Mart 2026 Pazartesi

Small details for your wedding dress


While the fashion world is renewed every season with change and development, the wedding dress designs that you will wear on the wedding day, which is one of the most special days in our lives, also take a share of the changing trends. 

It is very important to make the day unforgettable in that magnificent day of your dreams with a perfect look on this most special day. At this point, tuddos.com makes a difference by offering fashion lovers the latest trends and style suggestions.



Wedding dresses have gained a rightful place in the fashion industry. Tuddos.com, which I have noticed and seen, combines both classic and modern lines in wedding dress designs; minimalist cuts, elegant lace, puffy skirts and vintage touches are among the highlights in wedding dress designs. Simple but stylish designs are the choice of bride candidates while hosting trend views of both timeless and modern world.


The main wedding dress trends are; minimal and flat-cut wedding dresses, transparent detailed romantic designs, vintage-inspired lace models, natural fabrics such as satin and silk, and different shades of white.
On this special day, every bride is entitled to wear the wedding dress of her dreams! Each bride-to-be dreams of a dream wedding dress in which she can freely reflect her own style. The important thing is to choose a model suitable for your body type and wedding concept.
So what can be at the forefront of the 2026 wedding dress preference? 


We are in the spring season of 2026, so you can choose wedding dress for both spring season and summer season. I should mention that the season is at the forefront of elegant details and comfort in fashion trends. Natural fabrics, especially in white and cream tones, and cuts that provide freedom of movement, attract attention. Shoulder details, long walls and simple silhouettes also remain popular in 2026.



You can review more details by clicking on the pictures you have selected wedding dress designs from tuddos.com. While reflecting your style with a timeless elegant look suitable for fashion trends, the perfect look will be with you. Which design you like the most; I am waiting for your comments. 



Know your own style and pay attention to detail


Every year brings with it new trends, right? We see these trends more in the fashion world. Fashion, however, is not just about wearing clothes; it is a way of telling who you are, how you feel, and how you want to look in the world. In giant organizations like the famous Paris Fashion Week or the New York Fashion Week, we see the trends that lead the fashion colors and the features that we can call signature characters in the creation of individual fashion style. 

We are in the third month of 2026 and looking at the trends of this year:

*Fluid and satin textures

*Pastel shades and metallic reflections

*Minimal but ambitious cuts

Especially among young people, comfortable elegance and timeless parts are at the forefront. In the world of fashion, your style speaks, which is no longer the rules, but the reflection of your soul. In this article, I will share beautiful, ambitious and nice parts of the tuddos  brand.



The spring ball and perhaps your graduation ball may be very close. One of the most exciting moments of our memories is the graduation ball, and choosing the right prom dress will make you the star of tonight. You can prefer romantic dresses or sparkling designs like a star walking on a red carpet and create a fairytale atmosphere for your prom dresses.


But when choosing prom dress you should pay attention to a few important points.
First of all, the prom dress should be Cut to Body Type. A cut dresses fit most body types and create a beautiful look. Fish model dress designs offer a more ambitious silhouette.


Other important points are Color Selection and comfort. You can not enjoy the night with the dress you do not feel comfortable in, so it is important to be able to move comfortably in the dress you choose. You will dance during the night, you will stand for long hours, you will be photographed. So with a comfortable dress, your energy and mode will never drop.



The world of fashion is constantly changing; however, if you recognize your own style and care about details, you are the trend in every era. The designs I have chosen for you from the Tuddos brand have the spirit of this year and the popular trend colors and designs. A correct choice of prom dress, complemented by tuddos, can make you the most memorable name of the night. You can specify the designs you like in the comments.